17 Ekim 2017 Salı

I'll be there for my "blog"


Bu güzel şarkıyı blogumun gecikmiş doğum günü şerefine sizinle paylaşıyorum. En sevdiğim dizilerden birinin jeneriği olmasıyla birlikte bana hep ekim ayını anımsatır. Friends'teki arkadaşlık ilişkileri her ne kadar bizden farklı olsa da:D bana hep çok özel gelir çünkü ne olursa olsun hep birbirlerine destek çıkıyorlardı ve bir aile gibiydiler..
Neyse blogumun doğum gününü unutmuş olmanın verdiği hüzünle yazımı noktalıyorum..

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

BLOGUMUN DOĞUM GÜNÜNÜ KAÇIRDIM

 KENDİME İNANAMIYORUM BLOGUM 3 YAŞINA GİRDİ VE BEN BUNUN HAKKINDA YAZI YAZMAYI UNUTTUM..........

Öhö öhöm 24 Eylül 2014'te başlayan bu maceram bir sene ara verir gibi olsa da yüreğimde hala devam ediyor. 2014'ten beri blogumun teması değişti, kah yeni yazılar yazdım kah yazılarımı sildim, bazen yazdım bazenleri yazamadım, çoğunda saçmaladım ama DAHA DA çoğunda sizlere dert yandım. Bu 3 yıllık maceramda burada olan insanlar da elbet değişti bu hayatta neler değişmiyor ki..? Başlarda o kadar kalabalık bir gruptuk, insanların instagram ve youtube tarzı siteleri kullanması bloggera olan ihtiyacı azalttı ve sonunda burada kala kala bir avuç insan kaldık. Özür dileyerek ben de blogumu boşladığım için bunları utanarak yazıyorum. Ama ne olursa olsun bir yıl da olsa iki yıl da olsa buraya hep gelip bir şeyler gireceğim çünkü burada resmen büyümem var. Lisenin ilk yıllarından şu zamana kadar tuttuğum bu blog benim günlüğüm gibi ve açıp bazenleri okuyorum. İtiraf etmek gerekirse çok saçma yazılarım var ama silmiyorum çünkü geçmişimden kaçmam onları yaşamadığım anlamına gelmiyor :') 

3 sene içinde dertlerimi okuduğunu için ve zaman ayırıp yorum yazdığınız için sizlere minnattarım. Blogger'da artık olmayan dostlarım sizleri de çok özledim lütfen yazılarınıza geri dönüünn!! Burada tek başıma saçmalamak istemiyorum. Tekrardan bu zamana kadar blogumu takip eden ve beni destekleyen, yorumlarıyla bana güç veren herkese çok teşekkür ediyorum. Belki abartı olacak ama bloga devam etmemi sizler sağladınız. Lütfen beni gelecek senelerde de desteklemeye ve okumaya devam edin!! 


14 Ağustos 2017 Pazartesi

herkes nerede


herkes nerede ve blogger neden bu kadar boş hissettiriyor......................

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Dizi Tavsiyesi: Nigeru wa Haji da ga Yaku ni Tatsu (Japonya)

 
Nigeru wa Haji da ga Yaku ni Tatsu
(We Married as a Job) 
yapım yılı 2016
11 bölüm
45'er dakika
 
YA aşırı tatlış bir dizi izledim ama bu sefer konusunu gevezelik etmeye başlamadan yazacağım :>
Moriyama Mikuri üniversitede psikoloji bölümünü bitirmiş ama geçici işler dışında henüz tam zamanlı iş bulamamış sempatik bir kızdır. Çalıştığı şirkette işten çıkarılınca babasının ona bulduğu bir evde tamizlikçi/yemek yapıcı bir konumda çalışmaya başlar. Bu esnada araya Tsuzaki Hiramasa giriyor ki o da aşşşşırı disiplinli bir ofis çalışanı, diziden anladığım kadarıyla bilgisayar programcısı bence.. Sonracığıma kızın ailesinin taaaaaa Japonya'nın kırsalına yerleşesi geliyor ama Mikuri'nin gidesi yok çünkü kız daha yeni iş buldu. Evler de tek başına pahalı e napalım napalım Hiramasa-san'a diyor ki "Evlenelim!" ama tabi ki iş için.
Aşırı self-disiplinli Hiramasa ilk başta sıcak bakmasa da evde yemek ve temizlik yapacak biri gerektiği için kabul ediyor. Ve hemen anlaşma imzalıyorlar. Şu yasak bu yasak aylık şu kadar ücret alacaksın falan falan hooOOOoOop olaylar gelişiyor :^)
 
İlk önce şunu demeliyim ki başrolde Hoshino Gen oynuyor ve ben bunu bölüm sonu endinginde fark ettim. YA END O KADAR MÜKEMMEL Kİ BAKIN DİNLEYİN İZLEYİN
 
Diziyi izlemeden önce bu şarkıyı ve dansı biliyordum ama bu diziye ait olduğunu  bilmiyordum. Bölümün sonu çıkınca çığlık attım neredeyse :D
 
Neyse dizi yorumuna devam ediyorum. Öncelikle genç liseli kore dizilerinden sonra bu diziyi çöldeki bir bardak su misali içtim. Çünkü tamamen aile ilişkilerine ve toplumdaki eşler arası anlaşmazlıklara hitap eden bir diziydi. Eğer Türkçe altyazılısı varsa herese tavsiye etmek isterim ama sanırım yok ben de İngilizce altyazılı izledim zaten.
İkili ilişkileri çok masum ve derin işlenmişti bence. Bir insanın sevdiği kişi uğruna kendinden taviz vermesi gerektiğini ve EVLİLİKLERDE TÜM SORUMLULUĞUN KADIN ÜZERİNE yıkılmaması güzel işlenmişti. Gerçi spoiler gibi olmasın ama son bölümde Mikuri'ye aşşşşşırı sinirlendim evliliğe bakış açısı biraz sertti bana göre. Bu tek taraflı sömürme tarzı bir şey dedi ama bence evliliğin öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum yani en azından sevdiğin biriyle evlendiysen.
 
Onun dışında dizide karakterler o kadar samimi ve tatlıydı ki. Sevmediğim, şu zayıftı diyebileceğim kimse yoktu. Özellikle başrollerimiz :')) Moriyama yani Aragaki Yui şu zamana kadar izlediğim en sempatik, en güzel gülüşlü, en sıcak japon kadın oyuncuydu. Diziyi izlerken araştırma yapınca Aragaki Yui'nin daha önceden 1 dizi ve 2 filmini izlemiş olduğumu fark ettim. Ama yapım tarihleri 2007 ve 2006 yani 10 sene geçmiş nasıl tanıyayım kızı çılgınlar gibi değişmiş bir de :D AMA ARTIK TAKİBİNDEYİM YUI-SAN!!
 
Sonra gelelim Tsuzaki-san'a yani Hoshino Gen'e ya bi insana bir rol bu kadar mı yakışabilir. Karakteri oynamadı yaşadı resmen. İlk bölümlerdeki durgun hali giderek ilerleyen bölümlerde açılması sonlara doğru gülümsemesi beni benden aldı. VE çok analitik düşünmesi ve alakasız yerlerde bile her şeyi ince detaylarına kadar hesaplaması beni bana tebessüm ettirdi :)
 
 
Dizide en sevdiğim sahne ise sarılma sahneleriydi. O kadar tatlıydılar ki!! Hele Tsuzaki'nin çocuksu heyecanı ve utanınca yüzünü gizlemesi..... Kedi gibi başını pat pat sevmek istedim.
Kısacası gerçekten güzel ve sımsıcak bir diziydi. Eğer izleyecek bir dizi arıyorsanız kesinlikle buna başlayabilirsiniz, tereddüt etmeyin. Her yaşa hitap eden bir dizi ve kesinlikle o klişe romantik sahneler yok. her şey düzeyince.
 

Umarım siz de benim kadar seversiniz!!!!!

 
not:bloggerda fotoğrafların boyut ayarlama şeyleri mi kalkmış yoksa benim bilgisayarımdan dolayı mı olmadı....??
 
 
 
 
 

9 Temmuz 2017 Pazar

Dizi Yorumu: Kuzu No Honkai

Selamlar! Öncelikle bu diziyi kasıtlı olarak izlemedim ve dizi genel olarak benim yapıma -ahlak anlayışıma- tersti. Çok ama çok fazla cinsel içerikli sahne vardı izlerken sürekli yuhh dedim. DURUN DİZİNİN KÜNYESİNİ yazmadım.... Her zamanki gibi............

Kuzu No Honkai
(Scum's Wish)
2017 yapım
10 bölüm/25 dakika 
Tür: :Okul, Dram ve :DDD
Şimdi ben evde sıkılmış oturuyordum bu arada bunu geçen ay izledim yani oruçların bitmesine son 5 gün falan vardı sanırım. Bu diziyi bitirdim ertesi gün tatile çıktık :D Eve de dün geldik bu arada vaktim olursa tatil yazısı yazacağım baya tarihi bi' yerlere gittik. Her neyse işte ben izleyecek bir şeyler arıyordum ve mydramalist'te en çok izlenen japon dizilerine bakıyordum bir şeyler bulmak için. Ya inanır mısınız hepsi mi shoujo dizi olur ya... O kadar çok romantik liseli drama izledim ki öğ geldi artık. Neyse efendim sonra bunu gördüm yapım yılı çok çok yeniydi ve mdl puanı da yüksekti (7/10) dedim başlayam bari. Her zamanki klasik tavrımla konusunu bile okumadan açtım feyvırıt dizi sitemi izlemeye başladım diziyi. Ama daha ilk dakikalardan bi şeyler olmaya başladı dedim wtf neler oluyur. Bu arada yine konusundan bahsetmeyi unuttum.....

Şimdi fotoğrafta gördüğünüz kişiler dizinin ana karakterleri. 3 öğrenci ve 2 öğretmen var. Çocuğun adı Mugi kızınki de Hanabi diğer kızın ismini unuttum neyse boşverin onu salak biri zaten. Senseilerden kadın olan müzik diğer gözlüklü erkek olan da edebiyat öğretmeni. Mugi müzik öğretmenine Hanabi de edebiyatçısına aşık. Ama bu ikisinin de senseileriyle geçmişleri var. Müzikçi önceden Mugi'nin özel hocasıymış falan Edebiyatçı da kızın komşuları ama abisi gibi, birlikte büyümüşler hep oniisan falan diyor. Okulun ilk günü iki öğretmen bu çocukların okuluna atanıyor ve işler başlıyor. Umutsuz aşık gençlerimiz sevdalarına kavuşamadıkları için diyorlar ki niye birbirimizle yiyişmeyelim.. YA YEMİN EDERİM BÖYLE DİYORLAR JHFGJDF
Bunlar çıkmaya başlıyorlar ama kendileri olarak değil. Mugi Hanabi için edebiyat öğretmeninin, Hanabi de Mugi için müzik öğretmeninin yerini alıyor. Öpüşürlerken mugi hanabi değil de sensei onii-san tarzı şeyler diyorlar ve düşünüyorlar. Aralarında da anlaşma yapılıyorlar. İşte birbirimize aşık olmayacağız, öpüşme dokuşmanının ilerisine gidilmeyecek (He sen onu benim külahıma anlat) falan falan. Bir de şu yazının başında bahsettiğim kız var ki allahın cezası onu hiç sevmedim bahsetmicem ondan.

Neyse tanıtımdan sonra yorumuma devam ediyorum. Öncelikle bu kadar +18 sahne varken ben bunu niye izledim çünkü karakterler ve psikolojileri o kadar iyi işlenmişti ki bırakamadım. Başta masum ve çocuksuyken hırslarına yenik düşüp herkesin karanlık tarafını ortaya çıkarması özellikle insanların kendi zevkleri için nasıl başkalarını görmezden geldiği ve insanoğlunun doyumsuzluğu çok etkileyici işlenmişti. Özellikle Hanabi'nin karakter gelişimi çok sarsıcıydı. Ayrıca diziyi diğer romancelerden ayran en büyük özelliği kimse romantik duygularla hareket etmiyordu herkesin ilk aradığı şey şehvet ve kendi mutluluydu.

Başroldeki kızı sevmedim, ikinci kızı da sevmedim zaten müzik öğretmeninin allah belasını versin yani ne diyim o kadın tam bir or*spu, edebiyat hocalarının hiçbir şeyden haberi yok adam tam bir kelebek.
MUGİ GEL BENİ BUL ASLANIM. Her ne kadar biraz şey olsan da............ seni sevdim, olsun anlaşabiliriz. AYRICA Mugi o kadar çok BTS'den Suga'ya benziyor ki izlerken çıldıracaktım hele sevişme sahnelerinde bakamadım bile benim Agust D'me ne yapıyorlar diye.... Mugi'yi sevdim ama tip olarak. Karakter olarak birazcık gavat çokk afedersiniz.

Ayrıca finali beni çok kırdı goddemit! Herkese küskünüm o kadar 10 bölüm izlediğime yazıklar olsun puh. Size tavsiye bu diziyi izlerken, kimseyi kimseyle shiplemeyin..........

Toparlayacak olursam ya ne bileyim çok tuhaf bir diziydi. İzlerken aşırı rahatsız oldum ama diziyi de bırakamadım çünkü karakterlerin akıbetini merak ettim. Psikoloji türünde başarılı bir dizi olduğunu düşünüyorum ama +18 kısmı daha az olabilirdi zaten dizi 25 dakika hani 10 dakikasında yiyiştiklerinde bi bayıyor insanı... Oyuncuları da gerçekten takdir ettim çünkü hepsi muhteşemdi özellikle Hanabi ve Müzik öğretmeni... İkisi de karakteri yaşayarak oynadılar resmen. Gerçekten takdir edilesi böyle bir yapımda oynamak büyük cesaret. Ben çok utanırdım anam babam izlese bir de aman yarabbi.... kjghkfhg
Kısaca rahatsız olmayacaksanız izlemenizi tavsiye ederim. Animesi de varmış ama böyle bir konuyu gerçek insanlarla izlemeniz daha etkileyici olur bence.

YA AŞIRI SUGA'YA BENZİYOR ÇILDIRCAM şuna bakın 
Akıl sağlığım.....

BİR SONRAKİ YAYIN DA GÖRÜŞMEK ÜZERE!!!!!!


Tasarım: Şevval & Moka